Verb

durcheinander|bringen

karıştırmak, kafası karışmak, dağıtmak

Der Wind hat meine Papiere durcheinandergebracht.

Rüzgar kağıtlarımı karıştırdı.

Seine Frage brachte mich völlig durcheinander.

Onun sorusu kafamı tamamen karıştırdı.

((bir şeyi)) karıştırmak (bir şeyi dağıtmak) Rüzgar kağıtlarımı karıştırdı.

((birini)) kafasını karıştırmak (birini şaşırtmak) Sorusu kafamı karıştırdı.

Eş anlamlılar: verwirren (kafasını karıştırmak), vermischen (karıştırmak); Zıt anlamlılar: ordnen (düzenlemek), sortieren (ayırmak)

'durcheinander' (karışık) + 'bringen' (getirmek). Kelimenin tam anlamıyla 'karışıklığa getirmek'.

Bir şeyi 'karışık' ('durcheinander') bir duruma 'getirmek' ('bringen') olarak hatırlayın. Bu hem fiziksel nesneler hem de insanların düşünceleri için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.