ein|holen
Çeviri
yetişmek, almak, yakalamak, toplamak
Örnekler
Ich muss den Läufer vor mir einholen.
Önümdeki koşucuya yetişmem lazım.
Wir müssen eine Genehmigung einholen.
Bir izin almamız gerekiyor.
Der Fischer holt das Netz ein.
Balıkçı ağı topluyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) birine/bir şeye yetişmek Polis memuru hırsıza yetişti.
((et4)) ((von+3)) birinden bir şey almak (tavsiye, izin) Bir avukattan tavsiye aldı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: aufholen (yetişmek), überholen (solamak); Zıt anlamlılar: geride kalmak
Etimoloji
`ein-` (içeri) ön eki ve `holen` (getirmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'içeri getirmek'tir.
Hafıza İpuçları
Birini 'yakalamak' için aradaki mesafeyi 'içeri (ein)' 'çektiğinizi (holen)' veya bir bilgiyi 'aldığınızı' hayal edin.