Verb

entlocken

söyletmek, ağzından laf almak, çıkarmak

Er konnte ihr kein Wort entlocken.

Ağzından tek kelime alamadı.

Der Pianist entlockte dem Flügel sanfte Töne.

Piyanist kuyruklu piyanodan yumuşak tonlar çıkardı.

((j-m)) ((et4)) söyletmek (birinden) (bir şeyi) Der Detektiv entlockte dem Zeugen ein Geständnis.

hervorrufen (sebep olmak), abgewinnen (kazanmak), entnehmen (almak)

ent- (dışarı) ön eki + locken (cezbetmek, ayartmak). Birinden bir şeyi 'ayartarak dışarı çıkarmak'.

Birinden bir sırrı 'ayartarak' (locken) 'dışarı' (ent-) çıkardığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.