Verb

feuern

kovmak, ateş etmek, ateşlemek

Die Firma musste ihn feuern.

Şirket onu kovmak zorunda kaldı.

Der Jäger feuerte auf das Tier.

Avcı hayvana ateş etti.

Wir feuern den Ofen mit Holz.

Fırını odunla ateşliyoruz.

((j-n)) (birini) kovmak Şirket onu kovdu.

((auf+4)) (-e) ateş etmek Düşmana ateş etti.

((mit+3)) (ile) ateşlemek Şömineyi odunla ateşliyorlar.

Eş anlamlılar: entlassen, kündigen (kovmak), schießen (ateş etmek)

'Feuer' (ateş) kelimesinden türemiştir. Tüm anlamları ateşle ilgilidir: silahın 'ateşi', işten çıkarmanın mecazi 'ateşi' veya gerçek bir ateşi beslemek.

İngilizce'deki 'fire' kelimesi gibi hem 'kovmak' hem de 'ateş etmek' anlamına gelir. Sadece sobaya odun atmak gibi üçüncü anlamını da ekleyin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.