Adjektiv

gefangen

yakalanmış, tutsak, esir

Der Vogel war im Käfig gefangen.

Kuş kafeste kapana kısılmıştı.

Er fühlte sich in seiner Arbeit gefangen.

İşinde kapana kısılmış hissediyordu.

Die Soldaten wurden gefangen genommen.

Askerler esir alındı.

((yüklem sıfatı olarak)) yakalanmış. Aslan yakalandı. (Der Löwe ist gefangen.)

((in +3)) bir şeyin içinde kapana kısılmış. Düşüncelerinde kapana kısılmış. (Er ist in seinen Gedanken gefangen.)

((j-n)) gefangen nehmen (birini) esir almak. Casusu esir aldılar. (Sie nahmen den Spion gefangen.)

Eş anlamlılar: verhaftet (tutuklu), eingesperrt (hapsedilmiş); Zıt anlamlılar: frei (özgür), entkommen (kaçmış)

'fangen' (yakalamak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'fangen' (yakalamak) fiilinden gelir. Bir şeyi yakalarsanız, o artık 'gefangen' (yakalanmış) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.