gesetzt
Çeviri
sakin, oturaklı, belirlenmiş, farz edelim ki
Örnekler
Er ist ein sehr gesetzter und ruhiger Mensch.
O çok oturaklı ve sakin bir insandır.
Das Datum für die Prüfung ist fest gesetzt.
Sınav tarihi kesin olarak belirlendi.
Gesetzt den Fall, dass du gewinnst, was tust du?
Kazandığını farz edelim, ne yaparsın?
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat olarak)) oturaklı, sakin Oturaklı bir beyefendi odaya girdi.
((geçmiş zaman ortacı olarak)) belirlenmiş, saptanmış Kurallar net bir şekilde belirlenmiştir.
((bağlaç olarak)) ((den Fall, dass...)) ...olduğunu varsayarsak Yağmur yağdığını varsayarsak, ne yaparız?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'setzen' (koymak, oturtmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Konulmuş' veya 'oturtulmuş' bir şey sabit ve sakindir, bu nedenle 'sakin' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Birinin sandalyesine 'oturmuş' (gesetzt) ve hiç hareket etmeden sakin bir şekilde durduğunu hayal edin.