Adjektiv

großzügig

cömert, eli açık, geniş

Er ist ein sehr großzügiger Mensch.

O çok cömert bir insan.

Sie hat mir ein großzügiges Geschenk gemacht.

Bana cömert bir hediye verdi.

Die Wohnung hat ein großzügiges Wohnzimmer.

Dairenin geniş bir oturma odası var.

((sıfat olarak, kişi)) cömert ... ein großzügiger Mensch (cömert bir insan)

((sıfat olarak, mekan)) geniş ... ein großzügiges Zimmer (geniş bir oda)

((zarf olarak)) cömertçe ... Er spendet immer großzügig. (O her zaman cömertçe bağış yapar.)

Eş anlamlılar: freigebig (kişi); geräumig (alan); Zıt anlamlılar: geizig (kişi); eng (alan)

'groß' (büyük) + 'Zug' (özellik, hareket) + '-ig' (sıfat eki) kelimelerinden oluşur. 'Büyük özelliklere sahip olmak' veya 'büyük hareketler yapmak' anlamına gelir, bu da cömertliği ifade eder.

Bir şeyler verirken 'büyük hamleler' ('große Züge') yapan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.