Verb

ein|heimsen

toplamak, kazanmak, elde etmek

Der Film hat viele Preise eingeheimst.

Film birçok ödül topladı.

Sie heimste für ihre Rede viel Beifall ein.

Konuşmasıyla çok alkış topladı.

((et4)) einheimsen bir şeyi toplamak/kazanmak Film birçok ödül topladı. (Der Film hat viele Preise eingeheimst.)

Eş anlamlılar: ernten, gewinnen, bekommen

'ein-' (içeri) ve 'heimsen' (Heim, ev kelimesinden) oluşur. Kelimenin tam anlamıyla, hasat gibi 'eve getirmek' demektir.

Bir çiftçinin hasadı (ödülleri, kârları) 'evine' (Heim) 'içeri' (ein-) getirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.