Adjektiv

liegengeblieben

kalmış, arızalanmış, yapılmamış

Mein Auto ist auf der Autobahn liegengeblieben.

Arabam otoyolda arızalandı.

Die Arbeit ist leider liegengeblieben.

İş maalesef yapılmadan kaldı.

Ein Schal ist im Zug liegengeblieben.

Trende bir atkı kalmış.

yüklem sıfatı ... arızalandı Arabam arızalandı.

Eş anlamlılar: geride kalmış, yapılmamış, bozulmuş

'liegen' (yatmak) + 'geblieben' ('bleiben' fiilinin geçmiş zaman ortacı, kalmak). Kelimenin tam anlamıyla 'yatarak kalmış'.

Yolda 'yatarak' orada 'kalmış', yani arızalanmış bir araba hayal edin. Veya 'yatan', yapılmamış 'kalan' bir iş.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.