Verb

raus|holen

dışarı çıkarmak, kurtarmak, elde etmek

Kannst du das Buch aus der Tasche rausholen?

Kitabı çantadan çıkarabilir misin?

Die Feuerwehr holte die Katze vom Baum raus.

İtfaiye kediyi ağaçtan kurtardı.

Er hat das Beste aus der Situation rausgeholt.

Durumdan en iyi şekilde faydalandı.

((et4)) ((aus+3)) bir şeyi bir yerden çıkarmak Sütü buzdolabından çıkarabilir misin?

((j-n)) ((aus+3)) birini bir yerden kurtarmak Kurtarma ekipleri onu sudan çıkardı.

Eş anlamlılar: entnehmen (çıkarmak), bergen (kurtarmak); Zıt anlamlılar: reinlegen (içine koymak), hineintun (içine koymak)

'raus' (dışarı) öneki ve 'holen' (almak, getirmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'dışarı almaktır'.

'raus' (dışarı) ve 'holen' (almak) olarak ikiye ayırın. Bir şeyi içeriden dışarıya çıkarma eylemini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.