Adjektiv

tiefgreifend

derin, kapsamlı, köklü

Die Reform hatte tiefgreifende Auswirkungen.

Reformun derin etkileri oldu.

Das ist eine tiefgreifende Veränderung für die Gesellschaft.

Bu, toplum için köklü bir değişikliktir.

((Sıfat)) + ((İsim)) derin... Bu derin bir değişiklik.

Eş anlamlılar: köklü, radikal; Zıt anlamlılar: yüzeysel

'tief' (derin) + 'greifen' (kavramak, uzanmak). Kelimenin tam anlamıyla 'derinlemesine kavrayan', bir şeyin özü üzerinde güçlü bir etki ima eder.

Bir konuyu 'derinlemesine kavrayan' (tief greifen) ve temelini etkileyen bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.