Adjektiv

unbequem

rahatsız, konforsuz, uygunsuz

Dieser Stuhl ist sehr unbequem.

Bu sandalye çok rahatsız.

Es ist unbequem, so früh aufzustehen.

Bu kadar erken kalkmak zahmetli.

Das war eine unbequeme Frage.

Bu yersiz bir soruydu.

((yüklem)) ... rahatsızdır Bu sandalye rahatsız.

((niteleme)) rahatsız bir ... rahatsız bir gerçek

((... yapmak zahmetli)) ... yapmak zahmetli Bunu yapmak zahmetli.

Eş anlamlılar: ungemütlich (rahatsız), unangenehm (nahoş); Zıt anlamlılar: bequem (rahat), gemütlich (konforlu)

un- (olumsuzluk eki) + bequem (rahat) kelimelerinden türemiştir.

'un-' ön eki olumsuzluk bildirir. 'bequem' (rahat) kelimesinin zıttı olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.