verfassen
Çeviri
yazmak, kaleme almak, taslağını hazırlamak, oluşturmak
Örnekler
Er verfasst einen Brief an seinen Freund.
Arkadaşına bir mektup yazıyor.
Die Autorin verfasst gerade einen neuen Roman.
Yazar şu anda yeni bir roman kaleme alıyor.
Der Anwalt muss den Vertrag verfassen.
Avukatın sözleşmeyi hazırlaması gerekiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi yazmak/kaleme almak O bir rapor yazıyor. (Er verfasst einen Bericht.)
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ver-' öneki (tamamlama belirtir) + 'fassen' (tutmak, kavramak). Düşünceleri kavrayıp yazıya dökmek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'schreiben' (yazmak) kelimesinin daha resmi bir versiyonudur. Genellikle resmi belgeler, edebi eserler veya raporlar için kullanılır.