Verb

betrachten

gözüyle bakmak, saymak, dikkate almak, seyretmek

Wir betrachten die Sterne am Himmel.

Gökyüzündeki yıldızları seyrediyoruz.

Man muss das Problem von allen Seiten betrachten.

Sorunu her yönden ele almak gerekir.

Ich betrachte ihn als meinen besten Freund.

Onu en iyi arkadaşım olarak görüyorum.

((bir şeyi)) ((olarak)) bir şeyi bir şey olarak görmek Bunu iyi bir fırsat olarak görüyorum.

((bir şeyi)) bir şeye bakmak, seyretmek Duvardaki tabloya bakıyoruz.

Eş anlamlılar: ansehen, anschauen, erwägen; Zıt anlamlılar: ignorieren, übersehen

'be-' öneki (fiili geçişli yapan) ve 'trachten' (çabalamak, amaçlamak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, çabasını veya bakışını bir şeye yöneltmek.

Bir şeyi zihninizle veya gözlerinizle 'takip ettiğinizi' ('tracking') düşünün. Onu anlamak için yakından izliyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.