Adjektiv

verrückt

deli, çılgın, saçma, kaçık

Er hat eine verrückte Idee.

Onun çılgın bir fikri var.

Du bist ja total verrückt!

Sen tamamen delisin!

Ich bin verrückt nach Schokolade.

Çikolataya delicesine bayılıyorum.

((sıfat olarak)) ((isimden önce)) deli bir ... Ein verrückter Mann stand auf der Straße.

((yüklem olarak)) ((olmak)) deli olmak Er ist total verrückt.

((nach+3)) ((olmak)) bir şeye/birine deli olmak Sie ist verrückt nach ihm.

Eş anlamlılar: wahnsinnig, irre; Zıt anlamlılar: normal, vernünftig (aklı başında)

'ver-' öneki (bir değişikliği veya hatayı belirtir) ve 'rücken' (hareket ettirmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, aklın yerinden 'oynaması' demektir.

Birinin beyninin fiziksel olarak yanlış bir konuma (ver-) 'hareket ettiğini' (gerückt) ve bu yüzden delirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.