Verb

versäumen

kaçırmak, ihmal etmek, yapmamak

Ich habe den Zug versäumt.

Treni kaçırdım.

Er hat es versäumt, anzurufen.

Aramayı ihmal etti.

Sie versäumt oft den Unterricht.

Sık sık dersi kaçırır.

((bir şeyi)) kaçırmak Otobüsü kaçırdı.

((bir şey yapmayı)) ihmal etmek Mektubu göndermeyi ihmal etti.

Eş anlamlılar: verpassen, unterlassen; Zıt anlamlılar: wahrnehmen, erledigen

'ver-' öneki (başarısızlık) ve 'säumen' (gecikmek, oyalanmak) kelimelerinden. Gecikerek bir şeyi kaçırmak.

Çok fazla 'säumen' (oyalanırsan), fırsatı 'ver-' (kaçırırsın).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.