Verb

entziehen

geri çekmek, el koymak, mahrum etmek, kaçınmak

Die Polizei entzog ihm den Führerschein.

Polis onun ehliyetine el koydu.

Er entzog sich seiner Verantwortung.

Sorumluluğundan kaçındı.

Man kann sich seinem Einfluss nicht entziehen.

Onun etkisinden kaçınılamaz.

((j-m)) ((et4)) entziehen (birinden) (bir şeyi) almak Polis onun ehliyetini aldı.

sich ((et3)) entziehen (bir şeyden) kaçınmak Sorumluluktan kaçtı.

Eş anlamlılar: wegnehmen (alıp götürmek), aberkennen (iptal etmek); Zıt anlamlılar: geben (vermek), gewähren (izin vermek)

'ent-' (uzak) öneki + 'ziehen' (çekmek). Kelimenin tam anlamıyla 'çekip almak'.

Birinin ehliyetini 'çekip aldığınızı' hayal edin. 'ent-' öneki genellikle bir şeyi ortadan kaldırma anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.