Verb

verbringen

geçirmek (zaman)

Wir verbringen den Urlaub am Meer.

Tatili denizde geçiriyoruz.

Er hat den ganzen Tag im Bett verbracht.

Bütün günü yatakta geçirdi.

Wie hast du das Wochenende verbracht?

Hafta sonunu nasıl geçirdin?

((et4)) ((irgendwo)) bir şeyi (zamanı) bir yerde geçirmek Tatili dağlarda geçiriyoruz.

((et4)) ((mit+3)) bir şeyi (zamanı) biriyle/bir şeyle geçirmek Akşamı arkadaşlarıyla geçiriyor.

Eş anlamlılar: zubringen; Zıt anlamlılar: sparen (tasarruf etmek)

'ver-' (tüketim veya geçişi belirten önek) + 'bringen' (getirmek). Fikir, 'zamanı sona erdirmek' veya 'bir şeyi bir dönem boyunca geçirmek'tir.

Zamanınızı belirli bir yere veya etkinliğe 'getirdiğinizi' hayal edin. Tatilinizi denize 'getirirsiniz', yani orada geçirirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.