Verb

verhaften

tutuklamak, yakalamak

Die Polizei hat den Dieb verhaftet.

Polis hırsızı tutukladı.

Er wurde wegen Diebstahls verhaftet.

Hırsızlık suçundan tutuklandı.

((j-n)) birini tutuklamak Polis adamı tutukladı.

((j-n)) ((wegen+2)) birini bir şeyden dolayı tutuklamak Dolandırıcılıktan tutuklandı.

Eş anlamlılar: festnehmen, in Gewahrsam nehmen; Zıt anlamlılar: freilassen

`ver-` (ön ek) + `haften` (yapışmak, sorumlu olmak). Ön ek, birini bir yere 'yapıştırma' fikrini yoğunlaştırır.

Polisin bir suçluyu bir hapishane hücresine 'haften' (yapıştırdığını) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.