der Bestand
Çeviri
stok, mevcut, varlık, devamlılık
Örnekler
Wir müssen den Bestand im Lager prüfen.
Depodaki stoğu kontrol etmeliyiz.
Der Bestand dieser Tierart ist gefährdet.
Bu hayvan türünün nesli tehlikede.
Diese Ehe hatte keinen langen Bestand.
Bu evlilik uzun sürmedi.
Dilbilgisi Kalıpları
((an+3)) bir şeyin stoğu Yedek parça stoğu düşük.
((haben)) devam etmek Arkadaşlığımız devam edecek.
Benzer Kelimeler
Vorrat (tedarik), Inventar (envanter); Existenz (varlık), Dauer (süre)
Etimoloji
'bestehen' (var olmak, oluşmak) fiilinden gelir. Bir şeyin 'ayakta durma' (stehen) durumuna atıfta bulunur, yani var olan veya mevcut olan şey.
Hafıza İpuçları
Bir depoda 'ayakta duran' şeyin 'stok' olduğunu ve bir şeyin ne kadar süre 'ayakta kaldığının' onun 'varlığı' olduğunu hayal edin.