Adjektiv

ausgeschieden

emekli olmuş, ayrılmış, elenmiş, atılmış

Der ausgeschiedene Mitarbeiter wurde geehrt.

Emekli olan çalışana onur verildi.

Die ausgeschiedene Mannschaft ist enttäuscht.

Elenen takım hayal kırıklığına uğradı.

Ausgeschiedene Giftstoffe belasten den Körper.

Atılan toksinler vücuda yük olur.

ausgeschieden + İsim emekli/elenmiş... Der ausgeschiedene Direktor hielt eine Rede.

((bir şeyden)) elenmek Er ist aus dem Wettbewerb ausgeschieden.

emekli, elenmiş; Zıt anlamlılar: çalışan, kalan

'aus-' (dışarı) + 'scheiden' (ayırmak, ayrılmak) kelimelerinden gelir. Bir gruptan veya sistemden ayrılmak.

'scheiden' ayırmak demektir. 'aus-' ise dışarı. İşten ayrılmak (emekli), yarışmadan ayrılmak (elenmek) veya vücuttan ayrılmak (atılmak).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.