Adjektiv

bestimmtes

belirli, belli, özel

Ein bestimmtes Buch fehlt auf dem Regal.

Rafta belirli bir kitap eksik.

Ich brauche ein bestimmtes Werkzeug.

Belirli bir alete ihtiyacım var.

Er hat ein bestimmtes Ziel vor Augen.

Aklında belirli bir hedef var.

(nötr ismin yalın/belirtme halinde tekil, belirsiz artikel ile) belirli bir... Er sucht ein bestimmtes Hotel.

(nötr ismin yalın/belirtme halinde tekil, artikelsiz) belirli... Bestimmtes Wissen ist dafür nötig.

Eş anlamlılar: gewiss, spezifisch; Zıt anlamlılar: unbestimmt, allgemein

'bestimmen' (belirlemek) fiilinden gelir. 'be-' öneki + 'Stimme' (ses). Kelimenin tam anlamıyla 'ses vermek', dolayısıyla karar vermek veya belirlemek.

"Belirlenmiş" veya işaret edilmiş bir şeyi düşünün, bu da onu "belirli" veya "kesin" yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.