Verb

erweisen

kanıtlamak, göstermek, olduğu ortaya çıkmak

Er erwies ihm einen Dienst.

Ona bir hizmette bulundu.

Die Nachricht erwies sich als falsch.

Haberin yanlış olduğu ortaya çıktı.

Er erwies sich als wahrer Freund.

Gerçek bir dost olduğunu kanıtladı.

((bir şey)) olduğu ortaya çıkmak sich ((als et4)) erweisen Bilginin faydalı olduğu ortaya çıktı.

((birine)) ((bir şeyi)) göstermek/sunmak ((j-m)) ((et4)) erweisen Ona saygısını gösterdi.

Eş anlamlılar: beweisen, zeigen, sich herausstellen

'er-' öneki (sonuç belirtir) + 'weisen' (göstermek, işaret etmek). Bir sonucu göstermek, dolayısıyla 'kanıtlamak'.

'weisen' (göstermek) fiilini, sonuç odaklı 'er-' önekiyle düşünün. Bir şeyin doğru olduğunu kesin olarak 'gösteriyorsunuz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.