schlimm
Çeviri
kötü, fena, ciddi
Örnekler
Das ist nicht so schlimm.
O kadar da kötü değil.
Er hatte einen schlimmen Unfall.
Kötü bir kaza geçirdi.
Was ist das Schlimmste, das passieren kann?
Olabilecek en kötü şey ne?
Dilbilgisi Kalıpları
((sein)) ((schlimm)) kötü olmak O kadar kötü değil.
((ein schlimmer/schlimmes/schlimme)) ((Nomen)) kötü bir... Bu kötü bir hataydı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: schlecht, übel; Zıt anlamlılar: gut, harmlos
Etimoloji
Orta Yüksek Almanca'da 'eğik, çarpık' anlamına gelen 'slimp' kelimesinden türemiş ve 'kötü' anlamına evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'slim' (zayıf) kelimesine benziyor. İyi gitme ihtimalinin 'zayıf' olduğunu hayal edin, bu yüzden durum 'schlimm' (kötü).