Adjektiv

freigegeben

serbest bırakılmış, onaylanmış, açılmış, kilidi açılmış

Der Film ist für alle Altersgruppen freigegeben.

Film tüm yaş grupları için onaylanmıştır.

Die Straße ist nach dem Unfall wieder freigegeben.

Kaza sonrası yol tekrar trafiğe açıldı.

Die neue Software wurde gestern freigegeben.

Yeni yazılım dün yayınlandı.

((bir şey)) serbest bırakıldı/onaylandı ((için+4)) bir şey bir şey için onaylandı Film herkes için onaylandı.

Eş anlamlılar: erlaubt, genehmigt; Zıt anlamlılar: gesperrt, verboten

'frei' (serbest) + 'gegeben' (verilmiş) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'serbest verilmiş', kısıtlamaların kaldırıldığını belirtir.

Bir kapının geçiş için 'serbest' bırakıldığını, 'verildiğini' hayal edin. Bu, 'serbest bırakılmış' veya 'onaylanmış' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.