fehlen
Çeviri
eksik olmak, yok olmak
Örnekler
Mir fehlt die Zeit zum Lesen.
Okumak için zamanım yok.
Du hast uns gestern gefehlt.
Dün yokluğunu hissettik.
Ein Teil des Puzzles fehlt.
Yapbozun bir parçası eksik.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) fehlen birinin bir şeyi eksik olmak Mir fehlt die Geduld.
((et1)) fehlen bir şey eksik olmak Ein Knopf fehlt am Mantel.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: mangeln (eksik olmak); İlgili: vermissen (birini/bir şeyi özlemek, geçişli fiil)
Etimoloji
İngilizce 'fail' (başarısız olmak) kelimesiyle kökteştir. Bir şey var olmada 'başarısız' olursa, eksik demektir.
Hafıza İpuçları
'fehlen' genellikle eksikliği hisseden kişiyi belirten dolaylı nesne (Dativ) ile kullanılır. 'Mir fehlt etwas', 'Bir şeyim eksik' anlamına gelir.