Adjektiv

heimgesucht

musallat olmuş, felakete uğramış, rahatsız edilen

Das Land wurde von einer Dürre heimgesucht.

Ülke bir kuraklık felaketine uğradı.

Er wird von schrecklichen Erinnerungen heimgesucht.

Korkunç anılar ona musallat oluyor.

von et3 heimgesucht werden bir şey tarafından felakete uğramak Köy, bir deprem tarafından heimgesucht oldu.

geplagt (eziyet çeken), betroffen (etkilenen), getroffen (vurulan)

'Heim' (ev) ve 'suchen' (aramak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gesucht' kelimelerinden gelir. İstenmeyen bir şeyin kişinin evini 'araması' fikrini taşır.

Kötü bir şeyin 'Heim'inizi (evinizi) 'suchen' (aradığını) hayal edin. Bu istenmeyen bir ziyarettir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.