Nomen

das Maß

ölçü, boyut, derece, ölçülülük

Können Sie bitte die Maße nehmen?

Ölçüleri alabilir misiniz lütfen?

Er kennt kein Maß beim Trinken.

İçki içerken ölçü bilmiyor.

In gewissem Maße stimme ich zu.

Belli bir ölçüde katılıyorum.

((birinin/bir şeyin)) ölçüsünü almak birinin/bir şeyin ölçüsünü almak Terzi, müşterinin ölçülerini alıyor.

ölçü bilmemek ölçü bilmemek Konu çikolata olunca ölçü bilmiyor.

belli bir ölçüde belli bir ölçüde Belli bir ölçüde haklı.

Messung, Größe, Ausmaß; Zıt Anlamlı: Maßlosigkeit (ölçüsüzlük)

Eski Yüksek Almanca 'maz' (ölçü) kelimesinden gelir ve 'messen' (ölçmek) fiiliyle ilgilidir.

'messen' (ölçmek) fiiliyle bağdaştırın. Soyut anlamı olan 'ölçülülük', bir şeyleri belirli bir 'ölçü' içinde tutmak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.