Verb

verschärfen

şiddetlendirmek, sertleştirmek, keskinleştirmek

Die Regierung verschärft die Gesetze.

Hükümet yasaları sertleştiriyor.

Der Konflikt hat sich verschärft.

Çatışma şiddetlendi.

((bir şeyi)) sertleştirmek (bir şeyi) sertleştirmek/şiddetlendirmek Hükümet yasaları sertleştiriyor.

şiddetlenmek şiddetlenmek Çatışma şiddetlendi.

Eş anlamlılar: intensivieren, verstärken, zuspitzen; Zıt anlamlılar: entschärfen, lockern, mildern

'ver-' öneki (değişimi belirtir) + 'schärfer' ('scharf' kelimesinin karşılaştırma hali, 'daha keskin', 'daha sert'). Kelimenin tam anlamıyla 'daha keskin/sert yapmak'.

Bir kuralı veya durumu 'schärfer' (daha keskin, daha sert) hale getirmeyi düşünün. 'ver-' öneki bu süreci belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.