Verb

verbringen

(vakit) geçirmek

Ich verbringe den Abend mit einem Buch.

Akşamı bir kitapla geçiriyorum.

Wo habt ihr den Urlaub verbracht?

Tatili nerede geçirdiniz?

Wir verbringen viel Zeit zusammen.

Birlikte çok zaman geçiriyoruz.

((et4)) ((mit+3)) (bir şeyi) (biriyle) geçirmek Akşamı arkadaşlarımla geçiriyorum.

((et4)) ((bir yerde)) (bir şeyi) (bir yerde) geçirmek Tatilini denizde geçiriyor.

Eş anlamlılar: (Zeit) aufwenden (zaman harcamak); Zıt anlamlılar: (Zeit) sparen (zamandan tasarruf etmek), (Zeit) verschwenden (zamanı boşa harcamak)

'ver-' ön eki + 'bringen' (getirmek). Zamanı bir yere veya faaliyete 'getirip' orada harcama fikri.

Zamanınızı bir yere 'getirip' (bringen) orada 'geçirdiğinizi' (verbringen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.