Verb

stehen

ayakta durmak, bulunmak, yazılı olmak, yakışmak

Der Mann steht an der Bushaltestelle.

Adam otobüs durağında duruyor.

Das Buch steht im Regal.

Kitap rafta duruyor.

Sein Name steht auf der Liste.

Onun adı listede yazıyor.

Die Farbe steht ihr ausgezeichnet.

Renk ona çok yakışıyor.

stehen ((an+3)) bir şeyin yanında durmak Kapıda duruyor.

stehen ((in+3)) bir şeyin içinde olmak Kitap rafta duruyor.

stehen ((j-m)) birine yakışmak Elbise ona yakışıyor.

Eş anlamlılar: sich befinden (bulunmak); Zıt anlamlılar: sitzen (oturmak), liegen (yatmak)

Eski Yüksek Almanca 'stān' kelimesinden gelir, İngilizce 'stand' ile kökteştir.

'steht', 'stehen' fiilinin üçüncü tekil şahıs (o) çekimidir. '-t' eki bu çekim için çok yaygındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.