Verb

vertreten

temsil etmek, yerine bakmak, savunmak

Er vertritt seine Firma auf der Messe.

Fuar'da şirketini temsil ediyor.

Sie vertritt heute ihre kranke Kollegin.

Bugün hasta olan meslektaşının yerine bakıyor.

Der Anwalt vertritt die Meinung seines Mandanten.

Avukat, müvekkilinin görüşünü savunuyor.

((j-n/et4)) birini/bir şeyi temsil etmek Fuar'da şirketini temsil ediyor.

((j-n)) birinin yerine bakmak Bugün hasta olan meslektaşının yerine bakıyor.

Eş anlamlılar: repräsentieren; Zıt anlamlılar: im Stich lassen (yüzüstü bırakmak)

'ver-' öneki ve 'treten' (adım atmak) fiilinden gelir. Birisi için 'adım atmak' anlamına gelir.

Birini 'temsil etmek' (vertreten) için onun yerine 'adım attığınızı' (treten) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.