die Verzweiflung
Çeviri
umutsuzluk, çaresizlik, yeis
Örnekler
In seiner Verzweiflung wusste er nicht weiter.
Umutsuzluğu içinde ne yapacağını bilemedi.
Sie schrie aus reiner Verzweiflung.
Tam bir çaresizlikten bağırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((içinde+dat.)) bir şeyin içinde umutsuzluğu içinde
((-den/-dan+dat.)) bir şeyden tam bir çaresizlikten
Benzer Kelimeler
Hoffnungslosigkeit, Verzagtheit; Zıt anlamlılar: Hoffnung, Zuversicht
Etimoloji
'verzweifeln' (umutsuzluğa kapılmak) fiilinden gelir, bu da 'ver-' (yanlış giden bir şeyi belirten önek) + 'Zweifel' (şüphe) kelimelerinden oluşur.
Hafıza İpuçları
'zwei' (iki) yolunuz olduğunu ama her ikisi hakkında da 'Zweifel' (şüphe) ile dolu olduğunuzu ve bunun 'Verzweiflung' (umutsuzluk) ile sonuçlandığını hayal edin.