Verb

treffen

buluşmak, rastlamak, vurmak, isabet etmek

Ich treffe morgen meine Freunde.

Yarın arkadaşlarımla buluşuyorum.

Der Spieler trifft das Tor nicht.

Oyuncu kaleyi tutturamıyor.

Wir treffen uns um acht Uhr.

Saat sekizde buluşuyoruz.

Diese Entscheidung trifft uns hart.

Bu karar bizi sert etkiliyor.

((j-n)) ((treffen)) (biriyle) buluşmak/karşılaşmak Ich treffe heute meinen Freund.

((sich)) ((mit j-m)) ((treffen)) (biriyle) buluşmak Wir treffen uns mit unseren Kollegen.

((et4)) ((treffen)) (bir şeyi) vurmak/tutturmak Er hat den Ball gut getroffen.

Eş anlamlı: karşılaşmak, vurmak; Zıt anlamlı: ıskalamak

Cermence *dreb- (vurmak, sürmek) kökünden.

Hem arkadaşla 'buluşmak' hem de hedefi 'vurmak' anlamındadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.