Verb

sorgen

bakmak, sağlamak, endişelenmek, ilgilenmek

Wer sorgt für die Getränke?

İçecekleri kim ayarlıyor?

Die Musik sorgt für gute Stimmung.

Müzik iyi bir atmosfer sağlıyor.

Sie sorgt sich um ihre Kinder.

O, çocukları için endişeleniyor.

((für et4)) (bir şeyi) sağlamak/halletmek Wer sorgt für die Musik?

((sich4)) ((um et4)) (bir şey için) endişelenmek Ich sorge mich um die Zukunft.

((für et4)) (bir şeye) neden olmak Das Wetter sorgt für Chaos.

Eş anlamlı: kümmern; Zıt anlamlı: ihmal etmek

Eski Yüksek Almanca 'sorgēn' kelimesinden gelir.

'Sorgen für' bir şeyi temin etmek/halletmek, 'sich sorgen' ise üzülmek/endişelenmek demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.