die Zäsur
Çeviri
dönüm noktası, kesinti, duraklama
Örnekler
Der Fall der Mauer war eine historische Zäsur.
Duvar'ın yıkılışı tarihi bir dönüm noktasıydı.
Nach der Krankheit gab es eine Zäsur in seinem Leben.
Hastalığından sonra hayatında büyük bir kesinti oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
bir dönüm noktasını temsil etmek Dieses Ereignis stellt eine Zäsur dar.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dönüm noktası, kesinti, kırılma; Zıt anlamlılar: devamlılık, sürdürme
Etimoloji
Latince 'kesmek' anlamına gelen 'caedere'den türetilen 'caesura' (kesik) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir zaman çizelgesini kesen bir 'makas' (scissors) düşünün. Bu kesik, önemli bir kırılma veya dönüm noktası olan 'Zäsur'dur.