Verb

bündeln

demetlemek, bir araya getirmek, yoğunlaştırmak

Wir müssen unsere Kräfte bündeln.

Güçlerimizi birleştirmeliyiz.

Sie bündelte die Blumen zu einem Strauß.

Çiçekleri demet haline getirdi.

Das Licht wird in einem Laserstrahl gebündelt.

Işık bir lazer ışınında toplanır.

((et4)) ((zu et3)) bir şeyi bir şeye demetlemek Sie bündelte die Blumen zu einem Strauß.

((et4)) bir şeyi bir araya getirmek/yoğunlaştırmak Wir müssen unsere Kräfte bündeln.

Eş anlamlılar: zusammenfassen (özetlemek), konzentrieren (yoğunlaştırmak); Zıt anlamlılar: zerstreuen (dağıtmak)

'Bündel' (demet) kelimesinden gelir, bu da 'Bund' (demet, ittifak) kelimesinden türemiştir. '-eln' eki genellikle tekrarlayan veya küçültücü bir eylemi belirtir.

Çubukları daha güçlü hale getirmek için bir araya getirdiğinizi hayal edin. Bu görsel, fiziksel şeyleri, güçleri ve hatta ışık ışınlarını demetlemek için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.