Verb

ein|schätzen

değerlendirmek, tahmin etmek, kestirmek

Ich kann die Situation schwer einschätzen.

Durumu değerlendirmekte zorlanıyorum.

Er schätzte die Kosten auf 100 Euro ein.

Maliyetleri 100 avro olarak tahmin etti.

Sie wird als Expertin hoch eingeschätzt.

Uzman olarak çok değer görüyor.

((j-n/et4)) ((als et4)) birini/bir şeyi ... olarak değerlendirmek Sie wird als Expertin hoch eingeschätzt.

((et4)) ((auf+4)) bir şeyi ... olarak tahmin etmek Er schätzte die Kosten auf 100 Euro ein.

((et4)) bir şeyi değerlendirmek Ich kann die Situation schwer einschätzen.

Eş anlamlılar: beurteilen (yargılamak), bewerten (değerlendirmek); Zıt anlamlılar: unterschätzen (küçümsemek)

'ein-' (içine) ve 'schätzen' (değer biçmek, tahmin etmek) kelimelerinden oluşur. Bir şeyin 'içine bakarak değerini belirlemek' anlamına gelir.

Bir durumu veya kişiyi 'değerlendirmek' için onun 'içine' ('ein-') bir 'değer' ('schätzen') koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.