Verb

merken

fark etmek, farkına varmak, aklında tutmak, ezberlemek

Ich merke, dass du müde bist.

Yorgun olduğunu fark ediyorum.

Ich kann mir die Nummer nicht merken.

Numarayı aklımda tutamıyorum.

Merk dir meinen Namen!

Adımı aklında tut!

((et4)) merken bir şeyi fark etmek Ich habe nichts gemerkt.

sich ((et3)) ((et4)) merken bir şeyi aklında tutmak/ezberlemek Ich kann mir das Datum nicht merken.

merken, dass ... -dığını fark etmek Er merkte, dass er seinen Schlüssel vergessen hatte.

Eş anlamlılar: bemerken, wahrnehmen, sich erinnern; Zıt anlamlı: vergessen

Eski Yüksek Almanca 'merkēn' (işaretlemek, fark etmek) kelimesinden gelir. İngilizce 'mark' kelimesiyle ilgilidir.

Bir şeyi 'merken', zihninize 'işaretlemek' gibidir; ya fark ederek ya da hafızaya alarak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.