erfüllter
Çeviri
gerçekleşmiş, dolu, tatmin olmuş
Örnekler
Ein erfüllter Wunsch macht glücklich.
Gerçekleşmiş bir dilek mutlu eder.
Er führte ein erfülltes Leben.
Dolu dolu bir hayat sürdü.
Dilbilgisi Kalıpları
((niteleme sıfatı)) bir isimden önce Gerçekleşmiş bir rüya (Ein erfüllter Traum) gerçek oldu.
((yüklem sıfatı)) bir fiilden sonra Hayatı doluydu (Sein Leben war erfüllt).
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: memnun, mutlu; Zıt anlamlılar: gerçekleşmemiş, boş
Etimoloji
'erfüllen' (doldurmak, yerine getirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'er-' öneki tamamlanmayı, 'füllen' ise 'doldurmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir bardağın mutluluk veya amaçla 'doldurulduğunu' (erfüllt) hayal edin.