Verb

klingen

çalmak (zil), tınlamak, gibi gelmek (kulağa)

Die Glocken klingen schön.

Çanlar güzel çalıyor.

Das klingt nach einer guten Idee.

Bu iyi bir fikir gibi geliyor.

Sein Name klingt vertraut.

Onun adı tanıdık geliyor.

(( )) çalmak, tınlamak Çanlar çalıyor. (Die Glocken klingen.)

((nach+3)) ... gibi gelmek (kulağa) Bu iyi bir plan gibi geliyor. (Das klingt nach einem guten Plan.)

((Sıfat)) ... gelmek (kulağa) Sesin üzgün geliyor. (Deine Stimme klingt traurig.)

Eş anlamlılar: tönen (tınlamak), schallen (çınlamak); Zıt anlamlılar: schweigen (susmak)

Eski Yüksek Almanca 'klingan' kelimesinden gelir. İngilizce 'clink' (çınlamak) kelimesiyle kökteştir.

Bir çanın 'kling-kling' sesini düşünün. Kelime, tanımladığı sesi taklit eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.