Nomen

die Inhaftierung

tutuklama, hapis, gözaltı

Die Inhaftierung des Verdächtigen erfolgte schnell.

Şüphelinin tutuklanması hızlı bir şekilde gerçekleşti.

Er wurde zu lebenslanger Inhaftierung verurteilt.

Ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

((j-s)) tutuklanması birinin tutuklanması Adamın tutuklanması yasaldı.

((et3)) cezasına çarptırılmak bir şeye mahkum edilmek Ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Eş anlamlılar: die Verhaftung, die Festnahme; Zıt anlamlılar: die Freilassung, die Entlassung

'in-' (içine) öneki + 'Haft' (gözaltı, tutukluluk) + '-ung' isim ekiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamıyla 'gözaltına alma eylemi' demektir.

İngilizce 'incarceration' kelimesini düşünün. 'in-' kısmı benzerdir. '-ung' eki, bir eylemi belirten bir isim yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.