verb

skim

göz gezdirmek, kaymağını almak, üzerinden süzülmek

I only had time to skim the report.

Rapora sadece göz gezdirecek vaktim oldu.

Skim the fat from the top of the soup.

Çorbanın üzerindeki yağı al.

A stone skimmed across the water.

Bir taş suyun üzerinde sekti.

((sth.)) (bir şeye) göz gezdirmek I need to skim this chapter before the test.

((sth.)) ((from/off sth.)) (bir şeyin) üzerinden (bir şeyi) almak Skim the cream off the milk.

((across/over sth.)) (bir yüzeyin) üzerinden süzülmek The boat skimmed over the waves.

Eş anlamlılar: (okumak) scan, glance through; (almak) cream off; (hareket etmek) glide

Eski Fransızca 'escumer' (köpüğünü almak) ile ilgilidir. Yüzeyden bir şey alma imgesi merkezidir.

Bir havuz 'kepçesi' (skimmer) düşünün. Yaprakları hızla toplamak için yüzeyde süzülür, tıpkı ana noktaları hızla anlamak için bir metne 'göz gezdirdiğiniz' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.