noun

tangle

dolaşıklık, karışıklık, kargaşa

My headphone wires are in a tangle.

Kulaklık kablolarım dolaşmış.

The legal system is a tangle of rules.

Hukuk sistemi bir kurallar yumağıdır.

bir ((dolaşıklık)) (bir şeyin) (bir şeyin) karışık bir yığını The legal system is a tangle of rules.

((dolaşıklık)) içinde karışık veya düğümlü bir durumda My headphone wires are in a tangle.

Synonyms: düğüm, karmaşa, karışıklık; Antonyms: düzen, basitlik

Muhtemelen İskandinav kökenli olup 'tangle' (deniz yosunu) ile ilgilidir. Fikir, bir şeylerin deniz yosunu gibi birbirine dolanmasıdır.

Dolaşmış bir yün yumağı hayal edin. Bu, hem fiziksel hem de mecazi bir 'dolaşıklığın' görsel bir temsilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.