noun

threshold

eşik, sınır, başlangıç

He carried her over the threshold.

Onu eşikten geçirdi.

She is on the threshold of a new career.

Yeni bir kariyerin eşiğinde.

He has a low pain threshold.

Ağrı eşiği düşük.

((on the threshold of sth.)) bir şeyin eşiğinde olmak She is on the threshold of a new career.

((a high/low threshold)) yüksek/düşük bir eşik He has a low pain threshold.

Synonyms: doorway, entrance, brink, verge, limit

Eski İngilizce'deki 'þrescold' kelimesinden, 'thresh' (harman dövmek) ve 'hold' (tutmak) kelimelerinden türemiştir. Aslen harman dövülen kapı eşiği anlamına geliyordu.

Dışarının 'gürültüsünü' (thrash) 'tuttuğunu' (hold) hayal edin. Yeni bir alana veya duruma girmek için aştığınız çizgidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.