verb

abide

uymak, itaat etmek, katlanmak, kalmak

You must abide by the rules.

Kurallara uymalısın.

I can't abide that man.

O adama katlanamıyorum.

May joy and peace abide in you.

Neşe ve huzur içinde olsun.

abide by ((bir şeye)) uymak You must abide by the rules.

((birine/bir şeye)) katlanamamak I can't abide that man.

Eş anlamlılar: (uymak) follow, obey; (katlanmak) tolerate, endure; Zıt anlamlılar: (uymak) defy, disobey

Eski İngilizce'de 'beklemek, kalmak' anlamına gelen 'ābīdan' kelimesinden gelir. 'Katlanmak' anlamı, hoş olmayan bir şeyi 'atlatana kadar beklemek' fikrinden gelişmiştir.

Kurallara 'uymak' (abide by) için onların içinde 'kalmanız' gerekir. Birine 'katlanamıyorsanız' (abide), onunla aynı odada 'kalamazsınız'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.