crackdown
Çeviri
sert önlem, baskı, sıkı denetim
Örnekler
The government announced a crackdown on tax evasion.
Hükümet vergi kaçakçılığına karşı sert önlemler alınacağını duyurdu.
There was a police crackdown on illegal parking.
Yasadışı park etmeye karşı bir polis baskını vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.))'a karşı sert önlem ((bir şeye)) karşı sert önlem The government launched a crackdown on corruption.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: baskı, sıkı denetim, operasyon
Etimoloji
'Crack' (çatlatmak) fiili ve 'down' (aşağı) kelimesinden gelir. Bir şeyi zorla kırma veya bastırma imajını çağrıştırır.
Hafıza İpuçları
Yasadışı bir faaliyete karşı bir kırbacın 'şaklamasını' (cracking down) hayal edin. Bu, sesi sert yaptırım fikrine bağlar.