adjective

detached

ayrık, tarafsız, ilgisiz, müstakil

They live in a detached house.

Müstakil bir evde yaşıyorlar.

He gave a detached account of the events.

Olayları tarafsız bir şekilde anlattı.

She seemed rather detached and aloof.

Oldukça ilgisiz ve mesafeli görünüyordu.

müstakil bir ev (ev) başka bir eve bitişik olmayan Onlar banliyöde müstakil bir ev aldılar.

((bir şeyden/birinden)) ayrı/kopuk (bir şeyden/birinden) ayrı veya bağlantısız Ailesinden kopuk görünüyor.

Synonyms: ayrı, tarafsız, mesafeli; Antonyms: bağlı, taraflı

'Detach' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski Fransızca 'destachier' (des- '-sız' + atachier 'takmak') kelimesinden.

Komşularından 'ayrı' bir ev (müstakil) veya duygularından 'kopuk' bir kişi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.