noun

file

dosya, törpü, sıra, dizi

Please put this letter in the file.

Lütfen bu mektubu dosyaya koyun.

I saved the digital file to my computer.

Dijital dosyayı bilgisayarıma kaydettim.

He used a metal file on the sharp edge.

Keskin kenarda metal bir törpü kullandı.

They walked in single file.

Tek sıra halinde yürüdüler.

((bir şey için bir dosya)) (bir şeyi) tutmak için bir klasör I need a file for these invoices.

((biri/bir şey hakkında bir dosya)) (biri/bir şey) hakkında bir bilgi koleksiyonu The police keep a file on all suspects.

((tek sıra halinde)) bir sırada, art arda The children walked in single file.

Eş anlamlılar: folder, document; rasp; line, queue

'Dosya' anlamı Latince 'filum' (iplik) kelimesinden gelir. 'Törpü' aleti ise Eski İngilizce 'feol' kelimesinden gelir. Bunlar birleşmiş ayrı kelimelerdir.

Belgeleri bir 'dosyaya' (file) 'dosyalamayı' (to file) veya tırnaklarınızı bir tırnak 'törpüsü' (nail file) ile 'törpülemeyi' (to file) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.