noun

gooseberry

bektaşi üzümü, üçüncü tekerlek

We picked gooseberries from the bush.

Çalıdan bektaşi üzümü topladık.

I felt like a gooseberry on their date.

Onların randevusunda kendimi üçüncü tekerlek gibi hissettim.

((bir)) bektaşi üzümü (meyve) Çalıdan bektaşi üzümü topladık.

üçüncü tekerlek olmak (deyim) Onların randevusunda kendimi üçüncü tekerlek gibi hissettim.

Eş anlamlılar: (deyim) üçüncü tekerlek, fazlalık

'goose' (kaz) ve 'berry' (dutsu meyve) kelimelerinin birleşimi. 'kaz' ile olan bağlantısı belirsizdir.

Dikenli bir meyveyi yemeye çalışan bir kaz hayal edin. Deyim için, iki sevgili arasındaki garip 'kaz' olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.